•  Marmara İletişim Mezunları Derneği
  •  Marmara İletişim Mezunları Derneği
  •  Marmara İletişim Mezunları Derneği
  • banner004
bant-golge
İLMED  Haber ve Duyurular Üyelerimizden
line-yellow line-yellow line-yellow
 Marmara İletişim Mezunları Derneği (İLMED) 1983 yılında, İstanbul İktisadi Ticari İlimler Akademisi'ne bağlı Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Yüksek Okulu mezunları tarafından Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Yüksek Okulu Mezunları Derneği (GAHİYOM) adıyla kuruldu.
DEVAMINI OKU 
  •   haber-icon2      ok01 Nıver Lazoğlu'nun yeni romanı kitapçılardaki yerini alıyor!
       DEVAMINI OKU
    ok01 23. OLAĞAN GENEL KURUL
    11 (18) Nisan 2015
     
      DEVAMINI OKU
  • haber-icon2   ok01 23.02.2014 | Hürriyet Kafe’de Pazar Kahvaltısı yaptık
      DEVAMINI OKU
    ok01  16 Mart 2014 Pazar |Fatih Karagöz, Süheyla Taşçıer Şiir Dinletisi
      DEVAMINI OKU
  • olumun-olmadigi-koyDerneğin kurucu başkanı Nusret Yılmazer arkadaşımızın çocuk hikayeleri kitabı "Ölümün Olmadığı Yer" ismiyle yayımlandı.
    DEVAMINI OKU...
  • Tuğçe GürelMezunumuz Tuğçe Gürel'in Editörlüğünü Yaptığı Kitap Piyasaya Çıktı.
    DEVAMINI OKU...
  • Mustafa MutluMezunumuz, Vatan Gazetesi köşe yazarı Mustafa Mutlu arkadaşımızın "RİCA ETSEM SAÇIMI OKŞAR MISINIZ" isimli öykü kitabı yayınlandı.
    DEVAMINI OKU...
line00line-long
Yıllıklar  Etkinlikler Video
line-yellow line-yellow line-yellow
yilliklar

Derneğimizin çeşitli zamanlarda yaptığı lezzet durakları gezi programına bu defa Karaköy Güllüoğlu-Nadir Güllü firması dahil edildi. 

Buluşma, 9 Şubat 2017 Perşembe günü 15 kişilik bir katılımla firmanın Tophane'deki (Mumhane Cad. No: 171) imalathanesinde gerçekleşti.

Nadir Güllü'nün anlatımıyla imalathanede yapılan sunumda, başlangıcından ürün haline dönüşmesine kadar baklavanın tüm imal macerasina tanık olundu.

Sonrasında ürün ikramı ile tadına da bakılan baklavanın, hikâyesine katılımcılarımız tanıklık etmiş oldu. Oldukça renkli bir deneyim için Nadir Güllü ve Çimen Filiz Paşa'ya teşekkürlerimizle.

{jcomments on} 

Arkadaşımız Nıver LAZOĞLU yazdı

Çivi Yazıları Yayımladı

KALBİM TURKUAZ  Kitapçılarda.

 

Yaşamın tüm menfiliklerine rağmen ayakta dimdik duran bir kadının gerçek hayat öyküsü.

Turkuaz, yani Firuze, yani Peruz’un hüzün kaplı yüreğinin yarına yürüyüşünde dünlerin Anadolu’sundaki renkler coşkun bir dille güne ulaşıyor.

Bu toprakların kadim Ermeni halkına sıcak bir bakışla, gizli kalmış sevdanın gönül telindeki sızısı bir yönetmenin gözünden resmediliyor adeta.

Yazar okurunu dönemin diliyle, yerel şivesiyle, yaşam kültürüyle merak dolu soruların cevaplarını aramak için farklı bir yolculuğa çıkarıyor.

Yazarın kendi köklerinden bulup romanlaştırdığı bu hikâye aynı topraklarda yaşayanların kardeşliğini ve iç içe geçmişliğini de ortaya koyuyor...

 

KALBİM TURKUAZ, Nıver Lazoğlu'nun ilk romanı, ikinci kitabıdır. 

"İstanbul'da Turist Olmak" başlığı altında yapageldiğimiz günübirlik kültür turlarına bir yenisini daha ekledik.
21 Ocak 2017 Cumartesi günü saat 10.00'da Vezneciler Metro İstasyonu çıkışında rehberimiz Hüseyin AVNİ ÖZKAN ile buluşarak gerçekleştirilecek gezinin rotası ise rehberimizin ifadesiyle şöyle: 
"Doğruca Şehzadebaşı Camii bahçesindeki ulu çınara gidip, günümüzün şen geçmesi için Helvacı Baba'ya dilekte bulunuyoruz. Sonrasında Mimar Sinan'ın "çıraklık eseri" Şehzadebaşı Camii' ni ve haziresini gezip Mardinli Mehmet Usta'nın lezzetli pilavının tarifini alıverip Kalender Camii, Helvacı Baba Türbesi, Süleymaniye'nin daracık sokaklarında sıralanmış eski evleri, Vefa Bozacısı, eski bir Bizans kilisesinden bozma Molla Gürani Camii, Şeyh Ebu'l Vefa Camii ve Türbesi, Atıf Efendi Kütüphanesi derken İstanbul'un ikinci büyük külliyesine geliyoruz. 
Bir kuru pilav molasının ardından bu külliyeyi ve en değerli parçası, Mimar Sinan'ın "kalfalık eseri", Süleymaniye Camii'ni, aşıkların ve büyük ustanın türbelerini es geçmeden geziyoruz. Buralara kadar gelmiş iken Ayın Biri Kilisesi'ni unutacak değiliz. Artık kendimizi Küçükpazar'ın unutulmuş, tenha ve serin sokaklarına atabiliriz. Siyavuş Paşa Medresesi, İstanbul'un fetihten sonraki ilk camileri Üç Mihraplı Camii, Yavuz Er Sinan Camii ve Kantarcılar Camii, semtin eski evleri ile tüm sokakları, eski un değirmeni kalıntıları, tatlıcıları, tavukçuları, köftecileri, ciğercileri, efsane şekercisi Hicipoğlu gezimizin Küçükpazar durakları. 
“Acelem yok, eve hemen dönmesem de olur” ya da “bekleyenim yok” diyenler arzu ederlerse, Küçükpazar'ın sıradışı (!) köftecisinde ilginç bir final yapabilirler."
Tur ücreti kişi başı 50 TL.'dir.
 
 
 

 


Değerli İLMED üyeleri,

Arkadaşımız Nıver Lazoğlu'nun uzun zamandır üzerinde çalıştığı ve zaman zaman da bahsettiği yeni kitabı/romanı KALBİM TURKUAZ Şubat 2017 itibariyle raflarını yerini aldı.

Arkadaşımızı tebrik ediyor, başarılar diliyoruz.

Hepinize saygılarımızla.

Yönetim Kurulu

 

BURALARIN KADİM ERMENİLERİNE SEVGİLERLE, SAYGILARLA

Gazeteci, senaryo yazarı Nıver Lazoğlu´nun yeni kitabı Kalbim Turkuaz, Mayıs ayının ilk haftası Kosmos Yayınları etiketiyle yayınlanıyor. Beyazperdeye de aktarılacak romanın senaryosu için çalışan Lazoğlu´nun kitabı şu satırlarla tanıtılıyor:

"Kadın olarak yaşamak, bir de azınlık olmak. Bütün bunların ötesinde iklimi coğrafyası da çetin şartlar taşıyan doğuda var olmak.

Yaşamın tüm menfiliklerine rağmen, ayakta dimdik duran bir kadının gerçek hayat öyküsü.

Turkuaz yani Firuze yani Peruz'un hüzün kaplı yüreğinin yarına yürüyüşünde 1915'lerin Anadolusu'ndaki renkler coşkun bir dille güne ulaşıyor.

Bu toprakların kadim Ermeni halkına sıcak bir bakışla, gizli kalmış sevdanın gönül telindeki sızısının bir yönetmenin gözünden resm ediliyor adeta...

Mayıs ayının ilk haftası satışa sunulacak olan romanda yazar okurunu, dönemin diliyle, yerel şivesiyle yaşam kültürüyle merak dolu soruların cevaplarını aramak için farklı bir yolculuğa çıkarıyor. Yazarın kendi köklerinden bulup romanlaştırdığı bu hikaye aynı topraklarda yaşayanların kardeşliğini ve iç içe geçmişliğini de ortaya koyuyor..." 


Romana ilişkin kapak yazısında Emre Gönen kitaba ilişkin yorumu ise şöyle:

"Kimi yerde susar, kimi yerde şiir olur, kimi yerde heyecan haline gelir, sayfaları satırları bir an önce bitirmek isteriz, kimi yerde unutulmuş bir manzara gibi durur, bırakıp gitmek gelmez içimizden.

Edebiyat, Anadolu'nun kadim kültürünü, bize en yakın olup da bizlere en uzak düşen insanların medeniyetini, Ermenileri anlatır, sıklıkla. Anlatacak o kadar çok şey var ki aslında.

William Saroyan'ın "Aram derler adıma"sından sonra, Nıver Lazoğlu da kendi hikayesini yazıvermiş, Saroyan ile aynı tadı vermeyi başararak.

Nıver'i okudukça ailedeniz, okudukça yakınlaşıyoruz. Okudukça, yazdıkça daha da yakınlaşacağız."